Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Gerçek Mutluluk

M.Ö. III. asırda yaşamış Yunan filozofu Menedem’e, sohbet esnasında birisi, “İnsanın istediğini elde etmesi büyük bir saadet” dedi.

Filozof bu söze şöyle karşılık verdi: “İnsanın elindekilerle yetinmesi daha büyük bir saadettir.”

Gözünüzde bir canlandırın çoğunuzun bir gün “baba 30 Ağustos önceden bayram olarak kutlanıyormuş 30 Ağustos’da ne oldu? ” diye sorarsa ne diyeceksiniz?

Çünkü öyle bir algı yönetimi yapılıyor ki 30 Ağustos gibi bir tarihi bile artık sadece bir tatil fırsatı olarak görüp anlamını unutmaya başladık, bir çok milli bayram gibi… 

Aklı olup düşünebilen herkes bu ülkede özgürce yaşıyorsak bunu Atatürk ve beraberinde savaşan şehitlerimize borçlu olduğumuzu inkar edemezler…

İnkar edenler zaten bu bayramlarımızı bu değerlerimizi bize unutturmaya çalışanlardır. Çünkü onlar insanların özgür iradeleriyle yaşayıp düşünmelerini istemezler öyle bir ortamda hayallerini gerçekleştiremeyeceklerini bilirler.

Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos’ta başlayıp, Okumaya Devam »

#IceBucketChallenge

http://www.als.org.tr/sayfa.asp?sayfaID=11

ALS MNH Derneği Bağış Hesapları

Ziraat Bankası

Atrium Şubesi – İstanbul

Şube No: 1672 Hesap No: 11364083-5001 (TRY)IBAN: TR320001001672113640835001
(USD) IBAN: TR050001001672113640835002 (EUR) IBAN: TR750001001672113640835003 (GBP) IBAN: TR480001001672113640835004

PTT POSTA ÇEKİ HESABI : 5400876
Sağlıklı Günler
Dernek Başkanı: İsmail Gökçek

Bakanlar Kurulunun 15.06.2012 tarih ve 2012/3324 sayılı kararı ile Amiyotrofik Lateral Skleroz – Motor Nöron Hastalığı Derneği “Kamu yararına çalışan dernek” statüsündedir.

ALS MNH DERNEĞİ 7-8. Kısım villalar karşısı, Afet yönetim merkezi arkası 34158 ATAKÖY İSTANBUL Tel: (+90 212) 559 59 19 Fax: (+90 212) 559 44 84 Her türlü sorularınız için bilgi@als.org.tr

http://gundem.bugun.com.tr/als-haberi/1232510

Okumaya Devam »

İngiliz kanunları kötülüğü cezalandırır, Çin kanunları ise daha fazlasını yapar; erdemi ödüllendirir.

Gold Smith

BAKELE

BAKELE

Benim babaannemdi, ama bütün köyün, annemgilin ve dedemin dediği gibi Bakele derdim ben de ona. Dedeme ise dede.

Dedem, babamın anneme davrandığından daha iyi davranırdı Bakele’ye.
“Sen yorulma, ineği ben sağarım.” Gider sağardı.
“Su vereyim mi Bakele?” Verirdi.
Bazı geceler çok soğuk olurdu yayla, “Dur Bakele…” derdi elindeki odunları alıp. “Sobayı ben yakarım.” Yakardı.
Şehre indiği her sefer kalın kalın kitaplar getirip “Bakele…” derdi, “Al. Oku sen. İşlere ben bakarım.” Bakele dedeme kocaman güler, “Sağ ol İbrahim.” deyip gömülürdü getirdiklerinin arasına. Okurken, suyun altına girmiş de nefesini tutuyormuş gibi gelirdi bana. Sıkılırdım önce, sonra korkardım, sonra gidip dedemin eteğini çekiştirir, “Bakele’ye bi şey mi oldu dede?” diye sorardım. Okumaya Devam »

Mana

Mehmet Akif, Baytar Mektebinde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlaya­maz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendiyi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:

Salih Efendi, “İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim” cevabını verince, Akif dayanamaz ve:

“Hayret doğrusu,” der. “Biz birini bile çıkartamadık.”

bisiklet_is

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 218 takipçiye katılın