Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Gözünüzde bir canlandırın çoğunuzun bir gün “baba 30 Ağustos önceden bayram olarak kutlanıyormuş 30 Ağustos’da ne oldu? ” diye sorarsa ne diyeceksiniz?

Çünkü öyle bir algı yönetimi yapılıyor ki 30 Ağustos gibi bir tarihi bile artık sadece bir tatil fırsatı olarak görüp anlamını unutmaya başladık, bir çok milli bayram gibi… 

Aklı olup düşünebilen herkes bu ülkede özgürce yaşıyorsak bunu Atatürk ve beraberinde savaşan şehitlerimize borçlu olduğumuzu inkar edemezler…

İnkar edenler zaten bu bayramlarımızı bu değerlerimizi bize unutturmaya çalışanlardır. Çünkü onlar insanların özgür iradeleriyle yaşayıp düşünmelerini istemezler öyle bir ortamda hayallerini gerçekleştiremeyeceklerini bilirler.

Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos’ta başlayıp, Okumaya Devam »

#IceBucketChallenge

http://www.als.org.tr/sayfa.asp?sayfaID=11

ALS MNH Derneği Bağış Hesapları

Ziraat Bankası

Atrium Şubesi – İstanbul

Şube No: 1672 Hesap No: 11364083-5001 (TRY)IBAN: TR320001001672113640835001
(USD) IBAN: TR050001001672113640835002 (EUR) IBAN: TR750001001672113640835003 (GBP) IBAN: TR480001001672113640835004

PTT POSTA ÇEKİ HESABI : 5400876
Sağlıklı Günler
Dernek Başkanı: İsmail Gökçek

Bakanlar Kurulunun 15.06.2012 tarih ve 2012/3324 sayılı kararı ile Amiyotrofik Lateral Skleroz – Motor Nöron Hastalığı Derneği “Kamu yararına çalışan dernek” statüsündedir.

ALS MNH DERNEĞİ 7-8. Kısım villalar karşısı, Afet yönetim merkezi arkası 34158 ATAKÖY İSTANBUL Tel: (+90 212) 559 59 19 Fax: (+90 212) 559 44 84 Her türlü sorularınız için bilgi@als.org.tr

http://gundem.bugun.com.tr/als-haberi/1232510

Okumaya Devam »

Özlü Söz

İngiliz kanunları kötülüğü cezalandırır, Çin kanunları ise daha fazlasını yapar; erdemi ödüllendirir.

Gold Smith

BAKELE

BAKELE

Benim babaannemdi, ama bütün köyün, annemgilin ve dedemin dediği gibi Bakele derdim ben de ona. Dedeme ise dede.

Dedem, babamın anneme davrandığından daha iyi davranırdı Bakele’ye.
“Sen yorulma, ineği ben sağarım.” Gider sağardı.
“Su vereyim mi Bakele?” Verirdi.
Bazı geceler çok soğuk olurdu yayla, “Dur Bakele…” derdi elindeki odunları alıp. “Sobayı ben yakarım.” Yakardı.
Şehre indiği her sefer kalın kalın kitaplar getirip “Bakele…” derdi, “Al. Oku sen. İşlere ben bakarım.” Bakele dedeme kocaman güler, “Sağ ol İbrahim.” deyip gömülürdü getirdiklerinin arasına. Okurken, suyun altına girmiş de nefesini tutuyormuş gibi gelirdi bana. Sıkılırdım önce, sonra korkardım, sonra gidip dedemin eteğini çekiştirir, “Bakele’ye bi şey mi oldu dede?” diye sorardım. Okumaya Devam »

Mana

Mehmet Akif, Baytar Mektebinde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlaya­maz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendiyi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar:

Salih Efendi, “İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim” cevabını verince, Akif dayanamaz ve:

“Hayret doğrusu,” der. “Biz birini bile çıkartamadık.”

bisiklet_is

Sedef Çiçeği

sedefcicegiSEDEF ÇİÇEĞİ
Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bitkin bakışlarını süzüyordu. Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına:
– Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?
– Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra ba-şörtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı.
– Bu herifin ettiği, yetti gayri. Elli yıldır bezdirdi hayattan… Boşanmak istiyorum…
Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu mahkeme salonunda… Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu. Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı birlikte yaşanmış elli yılın ardından? Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı… Kadın neler diyecekti? Herkes, onu dinliyordu. Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti: Okumaya Devam »

EVLİLİK ve MUTLULUK

Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk ay­larında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değil­lerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa da, evlenme­den önce sık sık birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi. Ama şimdilerde, küçük bir söz, ufak bir hadise aralarında orta çaplı bir kavganın çıkmasına yetiyordu.

Bir akşam oturup, ilişkilerini gözden geçirmeye karar verdiler. Her ikisi de, boşanmayı istememekle beraber, işlerin böyle gitmeyeceğinin farkındaydılar.

Erkek, “Aklıma bir fikir geldi” dedi. Okumaya Devam »

Ders

Talebelerden biri Sokrat’a sormuş:

“Herkese güzel konuşma dersleri verdiğin ve onlara hi­tabet sanatını öğrettiğin halde, niçin sen de çıkıp bir konuş­ma yapmıyorsun?”

“Evlat”, demiş Sokrat.

“Bileytaşı keskin değildir amma en sert demiri bile keskin eder.”

Neyzen Tevfik

Tanıdıklardan biri, yazdığı romanın müsveddelerini Neyzen Tevfik’e göstererek fikrini sorar:

Neyzen beğenmediğini ifade edince, adam:

“İyi ama” der. “Siz hiç roman yazmadınız ki!”

Neyzen Tevfik şu cevabı verir:

“Ben yumurtanın tazesini bayatını da iyi anlarım. Ama bugüne kadar hiç yumurtlamadım!”

Özlü Sözler

Adam savaşmakla çetin er sayılmaz, öfkelendiği zaman kendini tutabilendir çetin. – Mevlana

Özlü Sözler

Ramazan bitti ama okuduğum bu güzel sözü sizlerle paylaşmak istedim. Seneye de ramazanla buluşabilmek dilegiyle.

“Açlık, ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.

-Mevlana”

Yılmaz Özdil Yazıları

Evet sevgili okurlar, sitedeki tüm “Yılmaz Özdil” yazıları kaldırıldı…

Severek okuduğum, beğendiğim ve paylaştığım yazıların kaldırılması için özeti aşağıdaki gibi olan bir yazı geldi.

“…bağlantısı verilen sayfada, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerince eser niteliğinde olan ve bütün hakları müvekkilimize ait olan içeriklerin izinsiz olarak paylaşıldığı tespit edilmiştir.”

Güzel yazılar sitesi, adından da belli olduğu gibi sadece güzel yazıların bir ortamda paylaşımını, okunmasını sağlamak üzere oluşturulmuş bir sitedir, amacı para kazancı üzerine kurulmuş bir site değildir. Her satır arasında bir reklam bulamazsınız, hatta hiç reklam yoktur 🙂
Yazarın paylaşılan tüm yazıların da kaynak gösterilmesine rağmen ve de özellikle yazıları okumak isteyenlerin yazarın yazılarını bedava gazetenin sitesinden okuyabildiği bir medya ortamı varken bu yasaklamaların amacını anlayamıyorum.

Hele ki yazıları paylaşım nedenimiz Yılmaz Özdil’in yazılarının gerçekten daha çok kişinin okumasını sağlamakken…
‘…bir gazeteden daha fazlamı okunmayı sağlayacaksın’ diyenleriniz olabilir ama bir de şöyle düşünün ; belki siteme girip gözü o yazılara takılıp okuyunca beğenen bir kişi bile olsa bu bir kazançtır.

Yılmaz beyin kendi yazılarının paylaşımına yasak getireceğini düşünmüyorum ama bir medya ortamında çalıştığınız kurumun kurallarına bağlı kalmanız bazı zorlukları da eminim getiriyordur.

Bu nedenle, Yılmaz bey’in yazılarına, Hürpass denilen yazıların okunmasını engellemek için konmuş gibi duran duvarı aşıp erişebilirseniz sizlere keyifli okumalar dilerim, aşağıdaki gazete link’inden ulaşabilirsiniz.

http://sosyal.hurriyet.com.tr/Profil/74/yilmaz-ozdil

Bilgilerinize…

Anlayana…

“Sahip olduğunuz tek şey bir çekiçse,herkesi çivi olarak görürsünüz. -Abraham Maslow”

Tavşan Kardeş

aslanOrmanlar kralı aslanın bir gün canı çok sıkılmış. Tilkiyi çağırmış. “Tilki kardeş benim canım çok sıkıldı.” demiş.

Tilki beş saniye düşünmüş sonra “Haşmetmeab! Tavşanı çağıralım, alakasız bir şey isteriz, nasıl olsa yoktur, döversiniz. Sıkıntınız geçer, eğlenirsiniz.” demiş (her şirketin bir tilkisi muhakkak vardır).

Aslan, tavşanı çağırtmış, tavşan hoplaya zıplaya gelmiş, “Buyrun, haşmetmeab beni istemişsiniz.” demiş. “Nerede senin şapkan?” diye sormuş aslan. Okumaya Devam »