BEN O ÇOCUKLARI SEVDİM Bir profesör, sosyoloji sınıfındaki öğrencilerini Baltimore şehrinin kenar mahallesine göndermiş ve o bölgede yaşayan 200 erkek çocuğun durumlarını araştırmalarını ve her bir çocuğun geleceği hakkında bir değerlendirme yapmalarını istemişti. Araştırma yapan öğrencilerin hemen hepsi bu çocukların gelecekte hiç bir şanslarının olmadığını dile getirmişlerdi. Bundan tam 25 yıl sonra bir başka sosyoloji [...]
‘Hikaye’ Kategorisi için Arşiv
Mükemmel bir aşk hikayesi…
Posted in Hikaye, Yazılar on 29 Nisan 2010 | 22 Yorum »
Bir otobüs duraginda karsilasmislardi ilk kez…. Biri tipta okuyordu, öbürü mimarlikta. O ilk karsilasmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karsilasabilmek için, hep ayni saatte, ayni duraktan, ayni otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç… Birbirileriyle konusacak cesareti bulmalari biraz zaman aldi ama sonunda basrdilar. Ikisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardi aslında.
Zamanın birinde köyde çok güzel bir prenses varmış. Babası kızı yola çıktığında herkesin başlarını eğmesini ve kızına bakmamasını istermiş … Prenses sokağa çıkar çıkmaz herkes pencereleri kapatır hemen başlarını öne eğerlermiş.
Aaron Hacker’in emlak bürosunun önünde New York plakalı kırmızı, spor bir araba durdu. Arabadan inen şişman adam, büroya doğru yürüdü. Sıcaktan ter, ince elbisesinin üstüne kadar çıkmıştı. 50 yaşında görünüyordu. Yüzü heyecandan kızarmış, fakat kısık gözlerindeki kararlı, donuk bakış değişmemişti. İçeriye girince başıyla Aaron’a selam verdi. – ”Bay Hacker?” Aaron gülümseyerek, – ”evet benim, sizin [...]
Ne yapardınız? Kararı siz verin. Komik bir cümle beklemeyin, çünkü yok. Yine de okuyun. Sorum su: Aynı kararı siz verir miydiniz? Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul için bağış toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula ve kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir [...]
60 yıl süren ayrılıktan sonra kavuşan iki sevgilinin, Hannah ile Michael’ın, “Sevgi Günü” nedeniyle internette yayınlanan olağanüstü öyküsü. Dondurucu soğukta bir an önce evime varabilmek için hızla yürürken, bir ara ayağım bir cüzdana çarptı. Hemen eğilip aldım ve sahibine ait bir kimlik bulabilmek umuduyla içini karıştırmaya başladım. Cüzdanda üç dolar para ve eski bir zarftan [...]
Yaşlı adamın hastalığına çare bulunamayınca, kendisine evliya denilen birinin adresini vermişler. Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi çaresizlik içinde cebine atıp doktorun yanından ayrıldığında, sokağın köşesinde simit satan 6 – 7 yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk son derece masum gözlerle kendisine bakıyor ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu.
BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI
Posted in Hikaye on 18 Temmuz 2007 | » yorum bırak;
Nurgül, yoksul bir ailenin çocuğuydu ve okul giderlerini karşılamak için kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu. O gün, hiçbir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı. Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan yiyecek bir şeyler istemeye karar verdi. Kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı. Yiyecek bir şeyler yerine “Affedersiniz, bir bardak su rica edebilir miyim?” diyebildi [...]
Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Neyi özlediğini, Kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum. Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için Bir aptal gibi görünme riskini göze alıp almayacağını bilmek istiyorum.
Ufak tefek, kendinden emin ve gururlu, her sabah sekizde giyinip kuşanan ve her ne kadar kör bile olsa saçlarını kıvırıp makyajını mükemmelce yapan yaşlı hanım bugün bir huzur evine taşındı. 70 yaşındaki kocası ise geçenlerde gereken hamleyi yapıp Allah’ın rahmetine kavuşmuştu. Huzur evinin kapısında sabırla beklenen bir kaç saatin ardından, odasının hazır olduğu söylendiğinde tatlı [...]
Güzeller güzeli bir prensese, 22 yaşındayken bir beyefendi sürpriz bir teklifle gelir. Hasta kızı için gençlik yılları aradığını söyler ve “Bana gençliğinizden bir yıl ödünç verirseniz, ömrünüz sona ermeden onu gün gün size geri ödeyeceğim” der. Prenses henüz o kadar gençtir ki, cömertçe gözden çıkarır bir yılı; ödünç verir beyefendiye… 23 yerine 24 yaşına basar [...]
Bir kral sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar. “Dile benden ne dilersen” der. Dilenci güler ve “Sanki dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz.” diye yanıtlar. Kral alınır ve söyleşi koyulaşır. -Pek tabii her dediğini yerine getirebilirim. Sen söyle hele, ne istiyorsun? -Söz vermeden önce iki kez düşünün kralım. Kral bastırır: -Ne istersen verebilirim. Ben güçlü bir Kralım. [...]
Denize doğru inen dik yokuştan aşağıya doğru bir delikanlı yürüyordu, başı önünde dalgın, dalgın. Bir garipti genç ara sıra başını kaldırıp etrafına bakınıyor ama bir şey görmüyordu, ne kuş seslerini duyuyor ne de insan seslerini hatta önün de uzanan uçsuz bucaksız masmavi denizin farkında bile değildi. Genç adam yürüdü, yürüdü, ayaklarının ıslanması ile kendine geldi, [...]
Bir bilge kişi, çölde öğrencileriyle otururken demiş ki; Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz? Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır? Öğrencilerden biri;
Küçük oğlumuz annesine geldi ve ona kağıdı uzattı. Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı :



