Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Yılmaz Özdil’ Category

Mazot 1 yetele olacak!
Cem Uzan söyledi…
İktidar şakşakçıları alay etti.
Güldüler…
Olur mu hiç öyle şey filan…

Ya şimdi?
Deniz Baykal da söylüyor…
Devlet Bahçeli de söylüyor…
Mehmet Ağar da söylüyor…
“Mazot 1 yetele olacak!” (daha&helliip;)

Read Full Post »

Okurlar soruyor…
“Irak’a gitmeli mi?”
Tankımızla topumuzla…
“Irak’a gitmeli mi?”

Gitmemeli.

Neden derseniz… (daha&helliip;)

Read Full Post »

İstismar…

Hep aynı laf:
“İstismar etmeyin…”
Yani?
“Yuhlamayın…”
Deniyor ki, “cami avluları, bir partinin gençlik kollarına mensup tiplerle dolduruluyor, amigo gibi bağırtılıyor, provokasyon yapılıyor.”
Soralım o halde… (daha&helliip;)

Read Full Post »

Son Dakika!
İşe geldim.
Televizyonu açtım.
Bismillah…

Son Dakika!
“Şırnak’ta şehit.”
13 etti bu ay… Daha yarısını bitirdiğimiz, sadece Nisan ayında 13 şehidimiz, 15 yaralımız var. Bugün bunu yazmalı derken…
(daha&helliip;)

Read Full Post »

bayrak.JPG“Finike’de yaşıyorum, sağlık sorunlarım nedeniyle gidemiyorum, yol masraflarını karşılayarak bir genç arkadaşımı gönderiyorum, Ergun”, “Mitingi yazanlar parmakla gösterilecek kadar az, mitinge katılacak olanlar hesap makinesiyle sayılamayacak kadar çok… Herkes görecek, Altan”, “Ne mutlu Ankara’da olabilene… Reşit”, “Hayır demeye gidiyoruz, Metin”, “Bafra’dan yola çıkıyoruz, Arda”, “Shangai’dayım, kalbim orada, Hamit”, “Gelemeyeceğim ama bayrağımı astım, Gülgün”, “Tandoğan’dayım, Bora”, “85 yaşındaki babamız ve küçük torun hariç, ailemizin tamamı Ankara’da olacak, sevgi ve dua ile, Kenter”, “Basının objektiflerine gerek kalmayacak, hafızalarda basılacak deklanşöre… İzmir’in bayrak dolu balkonlarını görmenizi isterdim, Senem”, “İki yaşındaki kızımı anneme bırakıp, gidiyoruz. Büyüyünce Cumhuriyet onurunu yaşayabilsin diye, Arzu”, Antalya geliyor… Ben de eşimle birlikte otobüsle yola çıkıyorum, Sedat” , “Almanya’dayım. Yüksek lisans için geldim. Çaresizim. Size yurttaki odamda çekilmiş, bayraklı fotoğrafımı gönderiyorum. Ricam, bu fotoğrafı yazıcıdan çıkartıp, Ankara’ya giden birisine vermeniz… Bu sayede kendimi orada bulunmuş sayabilirim, Göksel”, “Ailece oradayız, Berrin”, “Ali Kemaller 1919’da da İstanbul’da yazıyordu, o zaman da Ankara’ya gelemiyorlardı, İhsan”, “Ailem Bodrum’dan geliyor, 11 saat, yola çıktılar bile, Burak”, “Eşimle birlikte, bayraklarımızı aldık, İstanbul’dan yola çıkıyoruz. Evimizi de bayraklarla donattık. İnşallah bu miting İstanbul’da da yapılır, Gülsüm”, “6 yaşındaki oğlumla orada olacağım, Filiz”, “Otobüsle gidiyoruz, birlikte yola çıktığımız insanların çoğunu tanımıyorum ama, Atatürk sevgisi hepimizi dost yapıyor. Sesimiz duyulsun istiyoruz, Özge”, “Öyle bir lider düşünün ki, bizi hâlâ Atatürk örgütleyebiliyor, Ceylan”, “Ben 52, eşim 47 yaşında, ilk defa bir mitinge katılıyoruz. Memleketin sahipsiz olmadığını göstermek istiyoruz, Atilla”, “Ben de, şeker hastası babamla gidiyorum. Bol bol fotoğraf çekeceğim. Hem internette yayınlayacağım, hem de mitingi yazmayan gazetecilere göndereceğim, Bedra”, “Eşimle birlikte oradayım. Bu kalp son atımına kadar Ata’nın emrinde, Haluk”, “İletişim öğrencisiyim, arkadaşlarımla birlikte trenle gidiyoruz. Meslek büyüklerimiz utansın, Barbaros”, “Zürih Üniversitesi’ndeyim, ben sınavda, yüreğim Tandoğan’da, Altan”, “Mitinge gelemeyen bayrak assın, İrem”, “Balıkesir’den 3 vagon, 10 otobüsle yola çıkıyoruz. Çılgın Türkler pankartı görürsen, o biziz, Metin”, “Akın var Ata’ya akın, Ankara’yı zaptedeceğiz, Kemal”, “Dedikleri gibi, anamı da alıp, Ankara’ya gidiyorum, Özlem”, “60 yaşındaki babam, emekli arkadaşlarıyla ekip kurdu, biletlerini aldılar, yola çıkıyorlar, Kevser”, “15 günlük bebeği olan anneyim, gidemiyorum. Eşim gidiyor. Kızımla birlikte babamızı gururla seyredeceğiz, Serpil”, “Milletin andıçını görecekler, Umut”, “Arabam 8 kişilik, o kadar arkadaş gidiyoruz İzmir’den, Önder”, “Tutuştular, Koray”, “Burasının Irak olmadığını göstermek için yürüyeceğiz. Kimsenin arkasından değil, omuz omuza yürüyeceğiz, Gökçen “, “Hepimiz Mustafa Kemaliz, Necibe”, “Basının yazmadığı haberi, millet yazacak, Meltem “, “Babam seyahatinden geceyarısı 3 gibi geliyor, 5’te ailece yola çıkıyoruz, Efe”, “Hayatımda almadığım kadar mesaj aldım, hayatımda atmadığım kadar mesaj attım. Meğer herkes bugünü bekliyormuş, Senem”, “Birliğimiz, dirliğimiz, çocuklarımız için gidiyoruz, Serdar”, “2 yaşındaki kızım, 9 yaşındaki oğlum, 82 yaşındaki babaannem, 80 yaşındaki anneannem, eşim, annem, babam, ben… Allah bu milleti seviyor, oradayız, İbrahim”, “60 yaşını geçen annem, 35 yıl sonra meydanlara iniyor, 68 kuşağı da orada olacak, Kerem.”

* * *

Buraya bu kadarı sığdı.
Tandoğan’a sığmayacağı kesin.

Yazar : Yılmaz Özdil

Read Full Post »

bayrak.JPGEv kadınları otobüs kaldırıyor, Bakırköy’den, günübirlik… Merter’deki konfeksiyon işçileri, minibüsle gidiyor… Beşiktaş çarşıda otomobillerle konvoy hazırlamışlar, bu gece yola çıkıyorlar, kornalarla… Aynı anda İzmir Karşıyaka esnafı, marşa basıyor… Kadıköy’de mobilyacı, dükkanına bayrak asmış, bir de afiş, “14 Nisan’da Ankara’ya…”
Samsun’dan bir eczacı mesaj göndermiş, “eşim ve kızımla gidiyorum” diyor. Antalya’dan bir avukat, “oğlumla oradayım…” (daha&helliip;)

Read Full Post »

 “Kim”yager…

Alt kimlik üst kimlik, hepimiz Ermeni’yiz, atalarımız Truvalı’ydı, galiba İyonyalı’yız falan derken, olacağı buydu…
Bir gazete anket yapıyor:
“Biz kimiz?” 

(daha&helliip;)

Read Full Post »

 Öyle büyüdük ki aklınız durur…

“Uyusun da büyüsün” ekonomisinin son verileri açıklandı… Tarafsız medya, vatandaşın doğru bilgi alması için, bu verilerin olumlu ve olumsuz taraflarını “objektif ölçülerle” yansıttı sayfalarına.
Manzara şu…

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Şimdi size desem ki…
“Antalya’da onbinlerce insanın katılacağı miting var, haberiniz olsun.”
Eminim çoğunuz…
“Hayırdır, ne mitingi bu” der.

Halbuki o miting yapıldı bile. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Türkiye’nin en zengin insanı kim?
Satan.

Evet, Türkiye’nin en zengin insanı, malını mülkünü yabancıya satan bir işadamı.

Halbuki, dünyanın hangi gelişmiş ülkesine giderseniz gidin, o ülkenin en zengin insanı, mutlaka “üreten” işadamıdır.
Bizde, satan.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Allah memlekete hırsızın hayırlısını versin kardeşim…

Sene 2007, Türkiye, Konya.
Hırsız, motosiklet çalmış… Çaldığı motosikleti, bir başka hırsız gelip, ondan çalmış.
İlk hırsız mağdur olmuş.
Öbür hırsızı polise şikayet etmiş.
Durumumuz budur…
Hırsız, hırsız olduğunu söylemekten çekinmiyor. Hatta, hırsızlar o kadar gemi azıya aldı ki, hırsızları artık hırsızlar ihbar ediyor.

“Allah, memlekete hırsızın bile hayırlısını versin kardeşim” demekten başka çare kalmıyor.

– – –

Çünkü şöyle diyor TCK, madde 147…
(daha&helliip;)

Read Full Post »

YouTube diye bir site var.
İnternet kullananlar bilir.
Herhangi bir video görüntüsünü koyuyorsun, bütün dünya izliyor.

– – –

Yunanlı’nın biri, Atatürk’ün videosunu koydu buraya… Animasyon marifetiyle orijinal görüntü üzerinde oynamış, Mustafa Kemal’i eşcinsel olarak gösteriyor. Dudaklarına ruj, yanaklarına allık sürmüş.
Ağır küfürler savruluyor.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Dünyanın en hayırlı evlatları kimdir?
Türk gazetecileri.
Her Mayıs’ın 2’nci pazarı, cefakâr annelere methiye düzülür. Her Haziran’ın 3’üncü pazarı da, vefakâr babalar yazılır. Koro halinde.
Senede bir gün…
Hiç unutmazlar.
Maksat?
Damardan duygu laga lugası yapmak.

Bakın, IMF emrediyor diye, çalışan emeklinin canına okuyan bir yasa çıkarıldı.
İptal edilmezse, yılbaşından itibaren çatır çatır yürürlüğe giriyor…
Çıt var mı hayırlı evlatlardan? Tek tük.
Peki, emekli denilen insanlar, sizin cefakâr ananız, vefakâr babanız değil mi?
Neden susuyorsunuz?

Diyor ki bu yasa…
“Emekli olduğu halde çalışmaya devam eden emekli, ya kazancının yüzde 32’sini devlete verecek, ya da emekli maaşı almayacak…”
Niye?
Emekli evine gitsin ki, işsiz gençlere iş çıksın, diye.

Kardeşim…
Emekli olup, çalışmaya devam eden insanın, çocuğu ya öğrenci, ya da işsiz…
Onun için çalışıyor.
Aldığı maaş zaten 500 lira.
Ayda 2 bin Euro emekli maaşı alıp da, ben illa çalışacağım diyen var mı?
Mazoşist mi bu insanlar, bir taraftan yaşın getirdiği sağlık sorunlarıyla boğuşurken, bir taraftan çalışmaya devam ediyorlar?


Şimdi, dalgası tıkırında olanlar diyecek ki, “popülizm yapmayın, sosyal güvenlik sistemi battı, matematiksel gerçek bu, başka çare var mı?”
Bunu soran ahlaksıza sorarım…
Emekli mi batırdı sosyal güvenlik sistemini?

Başka çareye gelince…
SSK’yı dolandıranları yakalamayacaksın… Devleti soyan ilaç firmalarına diş geçiremeyeceksin.
Sonra, vatandaşın ilacını keseceksin.
Kayıtdışı personel çalıştıran modern köle tacirlerinin yakasına yapışmayacaksın… Üstüne, fiş almayı bile kaldıracaksın.
Sonra, emeklinin cebine göz dikeceksin.
Bu mudur çare?
Daha geçenlerde itiraf etti Ali Babacan…
“Kayıtdışı ile mücadele edemedik” diyor.
Ben mi edeceğim?

Ve Meclis…
IMF istiyor diye çıkardıkları bu yasada,
emekli vatandaşa kesinti var, emekli milletvekiline kesinti yok.
En fazla “
ayıp” diyebilirim buna, şu anda.
Ver bana, sendeki dokunulmazlık zırhını…
Bak neler diyorum o zaman ben sana.

Alıntı: Yılmaz Özdil-http://arsiv.sabah.com.tr/2006/12/03/yaz1365-40-116.html

Read Full Post »

« Newer Posts