Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Yazılar’ Category

Tavşan Kardeş

aslanOrmanlar kralı aslanın bir gün canı çok sıkılmış. Tilkiyi çağırmış. “Tilki kardeş benim canım çok sıkıldı.” demiş.

Tilki beş saniye düşünmüş sonra “Haşmetmeab! Tavşanı çağıralım, alakasız bir şey isteriz, nasıl olsa yoktur, döversiniz. Sıkıntınız geçer, eğlenirsiniz.” demiş (her şirketin bir tilkisi muhakkak vardır).

Aslan, tavşanı çağırtmış, tavşan hoplaya zıplaya gelmiş, “Buyrun, haşmetmeab beni istemişsiniz.” demiş. “Nerede senin şapkan?” diye sormuş aslan. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Hoşgeldin

Hoşgeldin

Mutlu ve insanca bir yıl geçirmek dilegiyle 😉

Read Full Post »

Kahve Çekirdeği…

Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş.
“Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum” demiş.
Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı “Olur” demiş çekine çekine.
Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.
“Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana” demiş oğluna.
Sırasıyla havuç, yumurta ve kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş… Oğlu hepsinden ikişer tane vermiş babasına.
Adam iki havucu birinci kaba, iki yumurtayı ikinci kaba ve iki kavrulmamış kahve çekirdeğini üçüncü kaba koymuş.
Her üçünü de yirmi dakika süreyle kaynatmış.

Daha sonra kapları indirip yemek masasına buyur etmiş oğlunu.
Yemek masasında üç tabak duruyormuş.
Kaplarda kaynayan havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş.
Sonra oğluna dönüp sormuş: “Ne görüyorsun?” (daha&helliip;)

Read Full Post »

Andımız…

ANDımızın Yazarı Kimdir ?

ANDımızın Yazarı Kimdir ?

Çankaya sırtlarında oturan Ankaralılar,

Reşit Galip Caddesi’nden geçerek inerler.

Pek azı bu ismin kim olduğunu bilir.   

—————— —————— —————— —————— —————— ——————

Her sabah okul öğrencilerini güne başlatan “Türküm doğruyum çalışkanım” andı var ya…
Geçenlerde sevgili hocam Prof. Dr. Baskın Oran’ın eşi Feyhan, “Biliyor musun o andı kim yazdı?” diye sordu.
“Kim?” dedim merakla…
“Dedem.”
“Deden kim?”
“Reşit Galip…”
İnanılır gibi değil. Ne o andın 1933’ün 23 Nisan günü Reşit Galip’in kaleminden çıktığını biliyordum ne de Feyhan’ın Atatürk döneminin Maarif Vekili Reşit Galip’in torunu olduğunu…
Çankaya sırtlarında oturan Ankaralılar, şehre Reşit Galip Caddesi’nden geçerek inerler. Pek azı bu ismin kim olduğunu bilir.
Bu bilinmezlikte belki Dr. Reşit Galip’in 41 yaşında göçüp gitmesi rol oynamıştır, belki de İnönü’yle yıldızının hiç barışmaması…
Onu daha yakından tanımak isteyenlere, yeni yayımlanan çok kapsamlı bir çalışmayı, Yener Oruç’un “Atatürk’ün Fikir Fedaisi: Dr. Reşit Galip” kitabını (Güner Y., 2007) tavsiye edip lafa girelim.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Merhaba

nihan foto ………..

“ırmaklarımın altından akan ırmak
sandal safaları marmara toprakları
ama söyle olmuşsa yüzüme karsı söyle neyi inkar ettim

dilediğim en güzel hayat
çöplerin içinde rüya aradım
düştümse eğer sana bakarken düştüm

sen dinç zaman
işte kuluçkan
bereketle tasan yağ küpleri gibi
parmaklardan akan çeşmeler gibi”

Cahit Zarifoğlu

“düştümse eğer sana bakarken düştüm” diyor şair. Çokta suçlamadan ama sitemle… Zarif bir sitemle hemde… Artık çok az bulunan bir sitemle…

Biz artık unuttuk sitem etmeyi. Suçlamamayı!!! unuttuk. Kırmadan, biraz mahcup ama şikayetimizi de dile getirdiğimiz günler geride kaldı. Ne sevgiliye, ne dosta ne de aileye… Bi öfkeyle başlıyor cümleler ve devamı geldikçe öfke artıyor. Aktıkça hızını arttıran, etrafı yıkan nehirler gibiyiz.

Bende 1 yıllık zarif bir siteme dayanamayıp başlıyorum şimdi burada ara ara yazmaya, sevdiğim yazıları paylaşmaya. Güzel olan her yazıya önyargısız bakıyorum. Herkesin de öyle bakması dileğiyle…

*Fotoğraf; Nihan Balo’ya aittir.

Read Full Post »

Kendini sevmek

Hayır, bunalımda değilsin; sadece dalgınsın.  İçindeki hayatın dalgınlığı bu. Ve bir de seni çevreleyen hayatın  dalgınlığı: Yunuslar, ormanlar, denizler, dağlar, ırmaklar…

Kardeşinin düştüğü yere sakın düşme; bir insana üzüleceğine, dünyada 6 milyar insanın yaşadığını düşün.

Hem sonra, yalnız yaşamak o kadar da kötü bir şey değil. Örneğin bana  tek başıma yaşamak iyi geliyor. Ne yapmak istediğime tek başıma karar  verebiliyorum ve yalnızlığım sayesinde kendimi tanımayı öğrendim ki,  yaşamak için bu çok önemli.
Babanın 70 yaşına gelince kendini yaşlı hissettiği için düştüğü yere  düşme. Baban Musa’nın 80 yaşında bir kavme rehberlik ettiğini,  Rubinstein’ın 90’ında Chopin’i yorumladığını unuttu.

Hayır, bunalımda değilsin; sadece dalgınsın. O nedenle de bir şeyler  yitirdiğini sanıyorsun. Oysa imkansız bir şey bu, çünkü sahip olduğun  her şey sana verildi. Başındaki tek saç kılını bile kendin uzatmadın, o  nedenle hiçbir şeyinin sahibi değilsin. Üstelik hayat senden bir şeyler  alıp götürmüyor, seni bir şeylerden kurtarıyor. Daha yükseklere  uçabilmen, mükemmelliğe ulaşabilmen için seni hafifletiyor. Beşikten  mezara kadar hep okuldayız ve senin sorun dediklerin aslında gördüğümüz  dersler.

Hayır, kimseyi yitirmedin; ölen sadece bizden biraz önce gitti, çünkü orada hepimiz buluşacağız. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bir Gezi Parkı Hikayesi…
Facebook’tan son günlerimizdeki olayları anlatan güzel bir alıntı, sadece televizyonlar da millete söylenmek istenenler yanlı bir şekilde hep kötü taraftan gösteriliyor, benimde gördüklerimi çok güzel sade bir dille anlatan bu yazıyı paylaşmak istedim.
Oradakiler ne terörist ne kötülük için toplanmış insanlardı. Onlarda senin benim gibi işinde gücünde olan, öğrenci olan anne baba olan, en önemlisi başkasına saygısı olan insanlardı…

ORDAYDIM!  

Sizi temin ederim ki bu aşırı uçların, marjinallerin direnişi isyanı değildi. Dünya’da sosyal medya üzerinden birleşen en büyük halk hareketiydi. Ne Mısır’daki gibi gaspçılar vardı sokakta, Ne Libya’daki gibi paralı askerler. Anneler, babalar, gençler, vardı.

Yaşlı teyzelerin kapılardan yemek ve su dağıttığı bir marjinal eylem görmüş müydünüz hiç. Evden çıkamayanların pencereden balkondan müzik yayını yaparak, tencerelere vurarak destek verdiği? Ya da polisten kaçarken gelin çocuğum eve gelin kapıyı açtık diye bağıran kadınları?

Taksicilerin yaralıları ücretsiz taşıdığı, kornalarla desteklediği, Esnafın önümüze koli koli su attığı, limon dağıttığı? Her eylemde kepenkleri indirirken bu sefer bir ihtiyacımız olur, gazdan kaçarken sığınağımız olur diye dükkanlarını açık tuttuğu?

Hiçbirimiz cam kırmadık, araba parçalamadık. Kimse gösteri var diye arabasını kaçırmadı, Arabasını panzerin dönemeyeceği şekilde parkedenler vardı.

Polisin üstüne, gaz bombalarının üstüne balkonlardan su döken kadınlar vardı.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »