Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Hikaye’ Category

Nasıl Mutlu Olunur?

Ufak tefek, kendinden emin ve gururlu, her sabah sekizde giyinip kuşanan ve her ne kadar kör bile olsa saçlarını kıvırıp makyajını mükemmelce yapan yaşlı hanım bugün bir huzur evine taşındı.

70 yaşındaki kocası ise geçenlerde gereken hamleyi yapıp Allah’ın rahmetine kavuşmuştu. Huzur evinin kapısında sabırla beklenen bir kaç saatin ardından, odasının hazır olduğu söylendiğinde tatlı tatlı gülümsedi. Yürütecini asansöre yönlendirdiği sırada, kendisine odasını anlatmaya başladım, penceresinde asılı perdelerden de söz ettim. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

ÖDENMEYEN GÜN

prenses.jpgGüzeller güzeli bir prensese, 22 yaşındayken bir beyefendi sürpriz bir teklifle gelir. Hasta kızı için gençlik yılları aradığını söyler ve “Bana gençliğinizden bir yıl ödünç verirseniz, ömrünüz sona ermeden onu gün gün size geri ödeyeceğim” der. Prenses henüz o kadar gençtir ki, cömertçe gözden çıkarır bir yılı; ödünç verir beyefendiye… 23 yerine 24 yaşına basar o yıl yaş gününde… Yıllar yılı hatırlamaz verdiği borcu… Ancak; (daha&helliip;)

Read Full Post »

Gerçek Dilenci

Bir kral sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar. “Dile benden ne dilersen” der. Dilenci güler ve “Sanki dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz.” diye yanıtlar. Kral alınır ve söyleşi koyulaşır.

-Pek tabii her dediğini yerine getirebilirim. Sen söyle hele, ne istiyorsun?

-Söz vermeden önce iki kez düşünün kralım.

Kral bastırır:

-Ne istersen verebilirim. Ben güçlü bir Kralım. Yerine getiremeyeceğim hiçbir dileğin olamaz. (daha&helliip;)

Read Full Post »

BALIKÇI VE DENİZKIZI

Denize doğru inen dik yokuştan aşağıya doğru bir delikanlı yürüyordu, başı önünde dalgın, dalgın. Bir garipti genç ara sıra başını kaldırıp etrafına bakınıyor ama bir şey görmüyordu, ne kuş seslerini duyuyor ne de insan seslerini hatta önün de uzanan uçsuz bucaksız masmavi denizin farkında bile değildi.

Genç adam yürüdü, yürüdü, ayaklarının ıslanması ile kendine geldi, kumsala varmış, dalgalar ayaklarına vuruyordu ayakkabıları ıslanmıştı, eğildi onları ayaklarından çıkardı, paçalarını sıvadı ve hafifçe batmaya yüz tutmuş güneşi seyretmeye başladı. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bir bilge kişi, çölde öğrencileriyle otururken demiş ki;

Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz?

Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır? Öğrencilerden biri; (daha&helliip;)

Read Full Post »

Borç Alacak

Küçük oğlumuz annesine geldi ve ona kağıdı uzattı.
Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı : (daha&helliip;)

Read Full Post »

Asma Yaprağı

Ülkenin batısındaki küçük bir mahallenin bir sokağının neredeyse tamamı ressamlardan oluşmaktaydı. Bu mahallede, üç katlı bodur bir tuğla yığınının tepesinde iki kız arkadaşın stüdyoları bulunmaktaydı.

Alt katlarında ise yaşlı bir ressam otururdu. Günlerden bir gün kız arkadaşlardan biri zatürree hastalığına yakalandı. Genç kız günden güne eriyordu.

Bir gün, arkadaşı resim yaparken O da yatağında pencereden dışarı bakıyor ve sayıyordu… Geriye doğru sayıyordu. “On iki” dedi, biraz sonra da “on bir”; arkasından “on”, sonra “dokuz”; daha sonra, hemen birbiri ardına “sekiz” ve “yedi”.

Arkadaşı merakla dışarı baktı. Sayılacak ne vardı acaba? (daha&helliip;)

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »