Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Gazete Yazısı’ Category

Birazcık da Siyaset!

Gazete 2005

Zülfü Livaneli’nin 2005’de bugünler için yazdığı bir gazete yazısı, gelecegi görmek böyle bir şey olmalı :

Reklamlar

Read Full Post »

 

Dil bir ulusun temel kimlik taşıdır. Dilini yozlaştıran uluslar uygarlık tarihinde yok olup gider. Dil insanın ve toplumun yalnız iletişim aracı değildir. Ana işlevi, düşünmeye ve kavramaya dayalı olarak insan yaratıcılığını geliştirmektir. İyi bilmediğiniz, rahat konuşamadığınız bir dille hiçbir konuda yaratıcı olamazsınız. Ne müspet ilimlerde ne de sosyal bilimlerde ciddi bir gelişme sağlayabilirsiniz. Ve ne yazık ki dünyanın en mantıklı, en matematiksel dili olan Türkçeyi neredeyse bir sömürge dili haline getirdik. Korkarım ki bir iki nesil sonra ortada adı Türkçe olan ama içeriği abuk sabuk İngilizce ve Fransızca dolu bir melez dil olacak. Tıpkı kreol – crèole adı verilen ucube diller gibi. Fransızca, İngilizce, İspanyolca, Portekizce vs. konuşulan sömürgelerde sömürge halkının, ana dili ile sömürgecinin dilini harmanlamasından kreol denilen diller oluşmuştur. Sorumsuzluk, duyarsızlık, bilinçsizlik Türkçeyi ciddi bir felakete doğru götürüyor.

Çift yönlü yol demek varken duble yol, depoyu doldur yerine ful yap veya fulle demek gibisinden acayiplikleri günlük hayatımızın her anında görüyoruz artık. İnternette bulduğum ama yazarını tespit edemediğim çok hoş bir yazıyı kısaltarak alıyorum: “Karaman oğlu Mehmet Bey’i arıyorum. Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? Bir ferman yayımlanmıştı, ‘Bugünden sonra divanda, dergâhta, bergâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya’ diye, hatırlayanınız var mı? Dolanın yurdun dört bir yanını, çarşıyı, pazarı, köyü, şehri. Fermana uyanınız var mı? Tanıtımın demo, sunucunun spiker, gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey, hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı? Dükkânın store, bakkalın market, torbasının poşet, mağazanın süper, hiper, gros market. Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?

İlan tahtasının billboard, sayı tabelasının skorboard, bilgi akışının brifing, bildirgenin deklarasyon, merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?

Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı, beldelerin girişinde wellcome, çıkışında good bye okumayanınız var mı? Korumanın, muhafızın bodyguard, sanat ve meslek pirlerinin duayen, itibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?

İş hanımızı plaza, bedestenimizi galleria, sergi yerlerimizi center room, show room, büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı? İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks, köşklerimizi villa, eşiğimizi antre, bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı? Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken, dilimizin çalındığını, talan edildiğini, özün, el diline özendiğine içi yananınız var mı?

Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?”

Bülent Akarcalı  (10.10.2006)VATAN GAZETESİ

Read Full Post »

« Newer Posts