Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim Senden kopardım çiçeklerin en solmazını
‘Şiir’ Kategorisi için Arşiv
Desem Ki
Posted in Yazılar, Şiir on 23 Mart 2011 | » yorum bırak;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer, O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer. Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak. Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor. Ey bu topraklar için [...]
Bir dostun sıcaklığına Öylesine Yaslamak istiyorum ki başımı Ya omzunu uzat sevgilim Ya da telleri kopuk Bir kemanı Kanadının altına sığınacak Bir kuş arayan Eskimiş saçak gibiyim sensiz Yada bütün balinalarının Kıyıya vurup intahar ettiği Bir deniz Bir hitit çanağıyım Toprağa gömülü Ve sen İlk kazısını yapan Bir arkeolog ürkekliğiyle Ellerinin arasına Al beni Tek [...]
Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Birşey Var
Posted in Yazılar, Şiir on 03 Mart 2011 | » yorum bırak;
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya
HOŞGELDİN
Posted in Şiir on 22 Şubat 2011 | » yorum bırak;
Hoş geldin! Kesilmiş bir kol gibi omuz başımızdaydı boşluğun… Hoş geldin! Ayrılık uzun sürdü. Özledik. Gözledik… Hoş geldin! Biz bıraktığın gibiyiz. Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta… Hoş geldin. Yerin hazır. Hoş geldin. Dinleyip diyecek çok. Fakat uzun söze vaktimiz yok. YÜRÜYELİM….. Nazım Hikmet
Bir gece, Gecede bir uyku. Uykunun içinde ben. Uyuyorum, Uykudayım, Yanımda sen. Uykunun içinde bir rüya, Rüyamda bir gece, Gecede ben. Bir yere gidiyorum, Delice. aklımda sen. Ben seni seviyorum, Gizlice.. El-pençe duruyorum, Yüzüne bakıyorum, Söylemeden, Tek hece. Seni yitiriyorum Çok karanlık bir anda. Birden uyanıyorum, Bakıyorum aydınlık; Uyuyorsun yanımda.. Güzelce. Özdemir Asaf
AYDINLIK
Posted in Şiir on 02 Haziran 2010 | » yorum bırak;
Hiçbir vakit tam karanlık değil gece Kendimde denemişim ben Kulak ver dinle Her acının sonunda Açık bir pencere vardır. Aydınlık bir pencere Hayal edilecek bir şey vardır Yerine getirilecek istek Doyurulacak açlık Cömert bir yürek Uzanmış açık bir el Canlı canli bakan gözler vardır Bir yaşam vardır yaşam Bölüşülmeye hazır Paul Eluard
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni
Posted in Cemal Süreyya, Şiir on 06 Mart 2010 | 6 Yorum »
“kuşlar toplanmış göçüyorlar keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “seni o kadar yakından görünce, keşke yalnız bunun için sevseydim seni” “hızla geçen otobüslerin ardından benzeşmek…
Seviş Yolcu
Posted in Cemal Süreyya, Şiir on 06 Mart 2010 | 1 Yorum »
1. Gurbet yavrum garba düşmektir gurbet Çiçeklerden gelincik içinde Bünyamin sevgisi 2. Yürüdün gittin eski kurganlar üstünden kent kent Kulağında ama bir çömleğin kırılma sesi 3. Barış demiştir ve güvercin tıkmışlardır boğazına Bu yüzden edep kuralı gözetmez Anadolu ermişi
İki kalp arasında en kısa yol: Birbirine uzanmış ve zaman zaman Ancak parmak uçlarıyla değebilen İki kol. Merdivenlerin oraya koşuyorum, Beklemek gövde gösterisi zamanın; Çok erken gelmişim seni bulamıyorum, Bir şeyin provası yapılıyor sanki. Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Aşk
Posted in Şiir on 11 Ocak 2010 | » yorum bırak;
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı
Dar Vakitlerdeyim bir uçurumun kenarında çığlığın yarayla buluştuğu yerdeyim tut beni ey hayat, düştüm düşeceğim
Aşk tesadüfleri sever Kader ayrılıkları Yıllar geçmeyi sever İnsan aramayı
Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de. Öyle bir aşk yaşadım ki, Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Devamlı değişen müfredat ile, Kafası karışan bir bedenim ben. Çırpınıp bir şeyler vereyim diye, Eriyen, tükenen ve bitenim ben.



